Sûre 2 · Ayet 230
البقرة
2. Bakara Suresi · 230. Ayet
فَإِن طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُۥ مِنۢ بَعْدُ حَتَّىٰ تَنكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُۥ ۗ فَإِن طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَآ أَن يَتَرَاجَعَآ إِن ظَنَّآ أَن يُقِيمَا حُدُودَ ٱللَّهِ ۗ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ ﴿٢٣٠﴾
Fe in tallakaha fe la tehıllu lehu min ba'du hatta tenkiha zevcen gayreh fe in tallakaha fe la cunaha aleyhima en yeteracea in zanna en yukima hududallah ve tilke hududullahi yubeyyinuha li kavmin ya'lemun
Eğer kadını bir daha boşarsa, bundan sonra artık başka bir kocaya varıncaya kadar ona helâl olmaz. Eğer ikinci koca da onu boşarsa, Allah'ın hududunu sağlam tutacaklarını ümid ettikleri takdirde öncekilerin birbirlerine dönmelerinde her ikisine de günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın tayin ettiği hudududur. Bunları, bilen bir kavim için açıklıyor
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَإِنLemma: ف | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | طَلَّقَهَاLemma: طَلَّقَ | Fiil + İsim | boşamak | طلق | boşamak / salıvermek |
| 3 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | تَحِلُّLemma: حَلَلْ | Fiil | helal, çözmek | حلل | çözmek; serbest/helal olmak; konaklamak |
| 5 | لَهُۥ | Edat + İsim | onun için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | مِنۢLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | بَعۡدُLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 8 | حَتَّىٰLemma: حَتَّى | Edat | ta ki, kadar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | تَنكِحَLemma: نَكَحَ | Fiil | evlenmek | نكح | nikâhlanmak / evlenmek |
| 10 | زَوۡجًاLemma: زَوْج | İsim | eş, çift | زوج | çift olmak |
| 11 | غَيۡرَهُۥۗLemma: غَيْر | İsim | başka, dışında | غير | başka olmak, değişmek |
| 12 | فَإِنLemma: ف | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | طَلَّقَهَاLemma: طَلَّقَ | Fiil + İsim | boşamak | طلق | boşamak / salıvermek |
| 14 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | جُنَاحَLemma: جُناح | İsim | sakınca | جنح | meyletmek / kanat / sakınca |
| 16 | عَلَيۡهِمَآLemma: عَلَى | Edat + İsim | onların her ikisine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | يَتَرَاجَعَآLemma: يَتَراجَعَ | Fiil + İsim | döner | رجع | dönmek |
| 19 | إِنLemma: إِن | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | ظَنَّآLemma: ظَنَّ | Fiil + İsim | zanneder | ظنن | zannetmek |
| 21 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | يُقِيمَاLemma: أَقامَ | Fiil + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 23 | حُدُودَLemma: حُدُود | İsim | sınırlar | حدد | sınır koymak / karşı çıkmak |
| 24 | ٱللَّهِۗLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 25 | وَتِلۡكَLemma: ذا | Edat + İsim | İşte o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 26 | حُدُودُLemma: حُدُود | İsim | sınırlar | حدد | sınır koymak / karşı çıkmak |
| 27 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 28 | يُبَيِّنُهَاLemma: بَيَّنُ | Fiil + İsim | açıklar | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 29 | لِقَوۡمٖLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 30 | يَعۡلَمُونَLemma: عَلِمَ | Fiil + İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.