Sûre 19 · Ayet 90
مريم
19. Meryem Suresi · 90. Ayet
تَكَادُ ٱلسَّمَـٰوَٰتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنشَقُّ ٱلْأَرْضُ وَتَخِرُّ ٱلْجِبَالُ هَدًّا ﴿٩٠﴾
Tekadüs semavatü yetefettarne minhü ve tenşakkul ardu ve tehırrul cibalu hedda
Az kalsın, söyledikleri sözden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp dağılacaktı
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | تَكَادُLemma: كادَ | Fiil | neredeyse | كود | neredeyse olmak / az kalsın yapmak |
| 2 | ٱلسَّمَٰوَٰتُLemma: سَماء | Edat + İsim | gök | سمو | yükselmek; isim |
| 3 | يَتَفَطَّرۡنَLemma: فَطَرَ | Fiil + İsim | yaratılır | فطر | yaratmak / yarıp açmak |
| 4 | مِنۡهُLemma: مِن | Edat + İsim | ondan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | وَتَنشَقُّLemma: انشَقَّ | Edat + Fiil | yarılmak | شقق | yarılmak / ayrılmak / zor gelmek |
| 6 | ٱلۡأَرۡضُLemma: أَرْض | Edat + İsim | yer | أرض | yeryüzü, toprak |
| 7 | وَتَخِرُّLemma: خَرَّ | Edat + Fiil | düşer | خرر | düşmek / yere kapanmak |
| 8 | ٱلۡجِبَالُLemma: جَبَل | Edat + İsim | dağ | جبل | dağ, yaratılış |
| 9 | هَدًّاLemma: هَدّ | İsim | yıkım | هدد | tehdit etmek, tehdit, tehit, korkutmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.