Sûre 18 · Ayet 76
الكهف
18. Kehf Suresi · 76. Ayet
قَالَ إِن سَأَلْتُكَ عَن شَىْءٍۭ بَعْدَهَا فَلَا تُصَـٰحِبْنِى ۖ قَدْ بَلَغْتَ مِن لَّدُنِّى عُذْرًا ﴿٧٦﴾
Kale in seeltuke an şey'in ba'deha fela tusahibni kad belağte min ledunni uzra
(Musa) dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma! Hakikaten benim tarafımdan ileri sürülebilecek son mazerete ulaştın
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | إِنLemma: إِن | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | سَأَلۡتُكَLemma: سَأَلَ | Fiil + İsim | sorar | سأل | sormak |
| 4 | عَنLemma: عَن | Edat | hakkında, -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | شَيۡءِۭLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 6 | بَعۡدَهَاLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 7 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | تُصَٰحِبۡنِيۖLemma: تُصاحِبْ | Fiil + İsim | sahipler, arkadaşlar | صحب | eşlik etmek |
| 9 | قَدۡLemma: قَد | Edat | muhakkak, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | بَلَغۡتَLemma: بَلَغَ | Fiil + İsim | ulaşır | بلغ | ulaşmak |
| 11 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | لَّدُنِّيLemma: لَدُن | İsim | katından | لدن | yanında, tarafından, huzurunda |
| 13 | عُذۡرٗاLemma: عُذْر | İsim | mazeret | عذر | mazeret sunmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.