Sûre 18 · Ayet 2
الكهف
18. Kehf Suresi · 2. Ayet
قَيِّمًا لِّيُنذِرَ بَأْسًا شَدِيدًا مِّن لَّدُنْهُ وَيُبَشِّرَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا حَسَنًا ﴿٢﴾
Kayyimen liyunzira be'sen şediden min ledunhu ve yubeşşirel mu'mininel lezine ya'melunes salihati enne lehum ecran hasena
Onu dosdoğru (bir kitap) olarak (indirdi) ki katından gelecek şiddetli azaba karşı (insanları) uyarsın ve yararlı işler yapan müminlere kendileri için güzel bir mükafat bulunduğunu müjdelesin
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَيِّمٗاLemma: قَيِّم | İsim | dosdoğru | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 2 | لِّيُنذِرَLemma: أَنذَرَ | Edat + Fiil | uyarır | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 3 | بَأۡسٗاLemma: بَأْس | İsim | savaş | بأس | şiddet, zorluk, azap |
| 4 | شَدِيدٗاLemma: شَدِيد | İsim | şiddetli | شدد | sert, şiddetli |
| 5 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | لَّدُنۡهُLemma: لَدُن | İsim | katından | لدن | yanında, tarafından, huzurunda |
| 7 | وَيُبَشِّرَLemma: بُشِّرَ | Edat + Fiil | müjde ver | بشر | insan olmak, müjdelemek |
| 8 | ٱلۡمُؤۡمِنِينَLemma: مُؤْمِن | Edat + İsim | mümin | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 9 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | يَعۡمَلُونَLemma: عَمِلَ | Fiil + İsim | yaparlar | عمل | iş yapmak, amel |
| 11 | ٱلصَّـٰلِحَٰتِLemma: صالِحَة | Edat + İsim | iyi işler | صلح | ıslah, iyi olmak |
| 12 | أَنَّLemma: أَنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | لَهُمۡ | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | أَجۡرًاLemma: أَجْر | İsim | ecir | أجر | ücret, ecir, karşılık, ödül |
| 15 | حَسَنٗاLemma: حَسَن | İsim | güzel | حسن | güzel olmak, güzellik |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.