Sûre 18 · Ayet 16
الكهف
18. Kehf Suresi · 16. Ayet
وَإِذِ ٱعْتَزَلْتُمُوهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ فَأْوُۥٓا۟ إِلَى ٱلْكَهْفِ يَنشُرْ لَكُمْ رَبُّكُم مِّن رَّحْمَتِهِۦ وَيُهَيِّئْ لَكُم مِّنْ أَمْرِكُم مِّرْفَقًا ﴿١٦﴾
Ve izi'tezeltumuhum ve ma ya'budune illellahe fe'vu ilel kehfi yenşur lekum rabbukum min rahmetihi ve yuheyyi lekum min emrikum mirfeka
(İçlerinden biri şöyle demişti:) "Mademki siz, onlardan ve Allah'tan başka taptıkları putlardan ayrıldınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetinden size genişlik versin ve işinizi rast getirip kolaylaştırsın
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذِLemma: إِذ | Edat + İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱعۡتَزَلۡتُمُوهُمۡLemma: اعْتَزَلَ | Fiil + İsim | uzak durmak | عزل | uzak durmak / ayırmak |
| 3 | وَمَاLemma: ما | Edat + İsim | ve olana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | يَعۡبُدُونَLemma: عَبَدَ | Fiil + İsim | kul | عبد | ibadet etmek, kulluk etmek; kul |
| 5 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 7 | فَأۡوُۥٓاْLemma: أَوَى | Edat + Fiil + İsim | sığınmak | أوي | sığınmak; barındırmak; sığınak/barınak |
| 8 | إِلَىLemma: إِلَى | Edat | -e, -a doğru | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | ٱلۡكَهۡفِLemma: كَهْف | Edat + İsim | mağara | كهف | mağara, sığınak, oyuk, delik |
| 10 | يَنشُرۡLemma: نُشِرَتْ | Fiil | yaymak, diriltmek | نشر | yaymak, diriltmek |
| 11 | لَكُمۡ | Edat + İsim | sizin için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | رَبُّكُمLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 13 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | رَّحۡمَتِهِۦLemma: رَحْمَة | İsim | rahmet | رحم | merhamet etmek, rahmet |
| 15 | وَيُهَيِّئۡLemma: يُهَيِّئْ | Edat + Fiil | hazırlamak | هيأ | hazırlamak, düzenlemek, uygun hale getirmek, hazır etmek |
| 16 | لَكُم | Edat + İsim | sizin için, size ait | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | مِّنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | أَمۡرِكُمLemma: أَمْر | İsim | emir, iş | أمر | emretmek, iş |
| 19 | مِّرۡفَقٗاLemma: مِرْفَق | İsim | kolaylık | رفق | yumuşaklık, naziklik, lütufkarlık, iyilik |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.