Sûre 10 · Ayet 47
يونس
10. Yûnus Suresi · 47. Ayet
وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولٌ ۖ فَإِذَا جَآءَ رَسُولُهُمْ قُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ ﴿٤٧﴾
Ve li kulli ummetin resulun fe iza cae resuluhum kudiye beynehum bil kıstı ve hum la yuzlemun.
Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلِكُلِّLemma: كُلّ | Edat + İsim | hepsi | كلل | bütün, tamamı |
| 2 | أُمَّةٖLemma: أُمَّة | İsim | ümmet, topluluk | أمم | topluluk, ümmet |
| 3 | رَّسُولٞۖLemma: رَسُول | İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 4 | فَإِذَاLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | جَآءَLemma: جاءَ | Fiil | gelir | جيأ | gelmek |
| 6 | رَسُولُهُمۡLemma: رَسُول | İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 7 | قُضِيَLemma: قَضَى | Fiil | hükmeder | قضي | hükmetmek, karar |
| 8 | بَيۡنَهُمLemma: بَيْن | İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 9 | بِٱلۡقِسۡطِLemma: قِسْط | Edat + İsim | adalet | قسط | adalet/pay; adil davranmak; bağlama göre haktan sapmak |
| 10 | وَهُمۡ | Edat + İsim | ve onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | يُظۡلَمُونَLemma: ظَلَمَ | Fiil + İsim | zulmeder | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.